İngilizce Öğrenirken Odaklanmanız Gereken 3 Şey
͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­͏     ­
Forwarded this email? Subscribe here for more

Yıllardır İngilizce Çalışıp Konuşamayanlar İçin Bir Yol Haritası

İngilizce Öğrenirken Odaklanmanız Gereken 3 Şey

Rustem Temriyev
Feb 13
 
READ IN APP
 

“Yıllarca İngilizce çalıştınız. Belki binlerce kelime ezberlediniz. Onlarca gramer kitabı bitirdiniz. Ama hâlâ bir yabancıyla karşılaştığınızda donup kalıyorsanız:

Problem sizde değil, yöntemde.

Bu yazıda, binlerce öğrencimle test ettiğim 15 yöntemden en etkili 5’ini paylaşacağım. Ve eminim ki en az birini tamamen yanlış yapıyorsunuz.

3 ana kırılımda ilerleyeceğiz:

Birinci kırılım: MINDSET - Yani hangi zihin yapısıyla başlamanız gerektiği. Çünkü yanlış zihinsel modelle ne kadar çalışırsanız çalışın, sonuç alamazsınız.

İkinci kırılım: ACTION SETS - Yani eylem setleri. Nasıl çalışmalısınız, neler yapmalısınız? Burada en büyük yanılgıları ortadan kaldıracağız.

Üçüncü kırılım: TOOL SETS - Hangi araçları nasıl kullanmalısınız? Özellikle yapay zeka konusunda çoğunuzun yaptığı kritik hatayı göstereceğim.

Hadi başlayalım.


BÖLÜM 1: MINDSET

1. Iteration Cycle - Tekrar Döngüsü

“İlk ve en önemli mental model: Iteration Cycle - Tekrar Döngüsü.

Bu döngü şöyle işliyor:

  • Öğrenme → bir konuyu öğreniyorsunuz

  • Uygulama → pratik yapıyorsunuz

  • Hata yapma → ve evet, hatalar yapıyorsunuz

  • Geri bildirim → hatalarınızla ilgili geri bildirim alıyorsunuz

  • İyileşme → ve gelişiyorsunuz

Sonra bu döngü tekrar başlıyor. Ve her seferinde spiral bir şekilde yukarı çıkıyorsunuz.

Peki burada kritik nokta ne?

HATA YAPMA kısmı.

Çoğunuz hatayı kötü bir şey olarak görüyorsunuz. Hata yaptığınızda kendinizi yetersiz hissediyorsunuz. Ama gerçek şu:

Hata yoksa → Geri bildirim yok

Geri bildirim yoksa → İyileşme yok

İyileşme yoksa → Gelişim yok

Benim mentorumun dediği gibi:

‘Ne kadar çok hata, o kadar çok geri bildirim, o kadar hızlı gelişim.’

Hata Türleri

Ama dikkat! Hatalar ikiye ayrılıyor:

1. MISTAKE - Dikkatsizlik hataları

Konuyu biliyorsunuz ama dikkatsizsiniz. 10 sorudan 8’ini doğru yapıyorsunuz, 2’sinde hata yapıyorsunuz. Bu gerçek bir hata değil.

2. ERROR - Gerçek hatalar

Aynı konuda 10 sorudan 7-8’ini yanlış yapıyorsunuz. Demek ki konu oturmamış. İşte bu gerçek hata.

Sizin en çok yapacağınız hata türü mistake’tir.

2. İkinci önemli mental model: Dil Bir Beceridir, Bilgi Değil

Dil = Koşu gibidir

Koşuyla ilgili 100 kitap okuyabilirsiniz. 4 yıllık beden eğitimi bölümünü bitirebilirsiniz. Ama koşmadıkça hiçbir anlamı yoktur.

İngilizce de aynen böyle. Bizim yanlış odak noktamız sürekli gramer çalışmak. Ama esas odak noktamız uygulamak olmalı.

Uygulamak derken pratik yapmak mı peki?

Evet, ama pratik kısmında da şöyle bir ayırım var:

3. Pekiştirme vs Performans

‘Bol bol pratik yapın’ derler. Ama pratik iki türlüdür:

PEKİŞTİRME Çalışmaları:

  • Gramer egzersizleri yapmak

  • Boşluk doldurma

  • Duolingo gibi uygulamalar

Bu yöntemler konuyu pekiştirir, ancak konuşma becerisi geliştirmez, yani sizi konuşturmaz! Bu nedenle YDS’de 70 ve üzeri puan alanlar ve Duolingo’yu birkaç kez tamamlayanlar hala konuşmakta zorluk çekiyorlar.

PERFORMANS Çalışmaları:

  • Yazma

  • Konuşma

İşte asıl gelişim burada gerçekleşir. Şimdi Pekiştirme ve Performans kısmını biraz daha detaylandıralım.”


BÖLÜM 2: ACTION SETS

1. Gramer: Kombinasyon ve Sentez

“Gramer konusunda yaptığımız en büyük hata: Çok fazla konu öğrenmeye çalışmak.

Gerçekte, B1 seviyesi için sadece 13-14 gramer konusu yeterli.

B2 için de artı 13-14 konu daha.

Tuğla gibi kitaplara ihtiyacınız yok.

Peki nasıl çalışmalısınız?

Kombinasyon ve Sentez yöntemiyle:

  1. konuyu öğrendiniz → örnekler yaptınız

  2. konuya geçtiniz → Şimdi 2. konuyu 1. konuyla birleştirerek örnekler yapın

  3. konuya geçtiniz → 1., 2. ve 3. konuyu birleştirin

  4. konuya geldiniz → Önceki tüm konuları sentezleyin

Böylece gramer, birbirinden kopuk konular değil, birbirine bağlı bir sistem haline gelir. Ana dilimizde de sadece şimdiki zamanı kullanarak konuşmuyoruz. Farklı gramer konularını bir arada sentezleyerek kullanıyoruz.

2. Bağlamsal Çalışma

Şimdi hepinizin İngilizce ile ilgili belli hedefleri var:

  • Yurt dışında seyahat etmek

  • Mali müşavir olarak yabancı müşterilerle çalışmak

  • Tasarımcı olarak uluslararası projeler yapmak

  • Mühendis olarak teknik toplantılara katılmak

Peki gramer kitaplarındaki örnekler ne ile ilgili?

Tamamen sıfır bağlamda, genel örnekler.

Diyelim ki ben bir tasarımcıyım. Gramer kitabında:

“The cat is on the table.”

“I went to the market yesterday.”

Bunların benim hayatımla, hedeflerimle ne ilgisi var? Sıfır.

Sonuç: Kısa vadeli hafızaya gidiyor, sınav bitince unutuyorum.

Çözüm: Bağlamsal çalışma.

Öğrendiğim her konuyu kendi tasarım bağlamımda örneklendirmem gerekiyor:

“I’m designing a minimalist logo for a tech company.”

“Could you provide feedback on the color palette?”

“The client requested revisions on the mockup.”

İşte bu cümleler benim için anlamlı. Çünkü bunları gerçek hayatta kullanacağım.

ÖNERİ:

Öğrenme sürecine girmeden önce:

  • Neden İngilizce öğrenmek istiyorum?

  • Hangi bağlamlarda kullanacağım?

2-3 bağlam belirleyin. Sonra her gramer konusunu bu bağlamlarda örneklendirin.

Ve bu bağlamlarda ihtiyaç duyduğunuz kelimeleri öğrenin. Hazır kelime kartlarını değil. Hazır kelimeler olunca onları da sınava kadar hatırlıyoruz, sonra unutuyoruz.

3. Yazma - Konuşmanın Temeli

Şimdi en tartışmalı kısma geliyoruz.

Bir yetişkin, çocuk değil, yabancı dilde konuşabilmek istiyorsa, yazma becerisi üzerinden geliştirmesi gerekiyor.

Hemen şunu duyuyor gibiyim ‘Ama hocam yurt dışına giden arkadaşım var, hiç yazmıyor ama konuşuyor!’

Evet, konuşabilir. Ama genellikle A2 seviyesinde takılı kalır. %90’ı böyledir.

Eğer gerçekten ilerlemek istiyorsanız, fikir akışınızı oluşturmak istiyorsanız, üst düzey kelimeleri kullanmak istiyorsanız: Yazma olmazsa olmaz.

Yazma becerisiyle ilgili önerilerimi burada anlattım.

Yazmak

Yazmak

Rustem Temriyev
·
Jan 18
Read full story

‘Peki çocuklar yazarak mı öğreniyor?’

Hayır. Çünkü çocukların ve yetişkinlerin öğrenme süreci tamamen farklı.

  • Çocuklarda edinim süreci var (acquisition)

  • 7-8 yaşından sonra öğrenme (learning) başlıyor

  • Mantık devreye giriyor ve ana dilimizi baz alarak, çeviri yöntemiyle ilerliyoruz

Haklı olarak şöyle bir soru aklınıza gelebilir: Ben yazıyorum, ama yazdığım kadar konuşamıyorum. Ya da okuyorum ve çok net anlıyorum, ama aynısını yazmam istense yazamam - hele hele aynı formatta konuşmam istense hiç konuşamam.

Burada beceri hiyerarşisi var.

  1. Okuma

  2. Yazma

  3. Konuşma

Örneğin, okuduğumu 10 üzerinden 10 anlayabilirim. Ama aynı metni özetleyip yazmaya çalışsam, bu 10 üzerinden 6’ya düşer. Yazdığımı sesli anlatmaya çalışsam, en fazla 10 üzerinden 4-5 olur. Bu hiyerarşi hem yabancı dil hem de ana dilimiz için geçerli. Orhan Pamuk’u okuyoruz - ama Orhan Pamuk gibi yazabiliyor muyuz? Konuşabiliyor muyuz? Hayır.

Peki nasıl geliştirebilirim?

Üst beceriyi geliştirerek. Yazma becerinizi geliştirdiğinizde, konuşma otomatik olarak gelişir.

Peki, yazma ve konuşma odaklı bu gelişimi nasıl sağlayabiliriz?

Burada devreye iki kavram giriyor:

4. Nitelik vs. Nicelik

Performans çalışmalarında odak noktanız: NİCELİK olması gerekiyor, nitelik değil.

Yani bir şey yazdığımızda iyi, mükemmel, en iyi kelimeleri seçerek yazmamamız gerekiyor - niteliğe odaklanmıyoruz. Hedefimiz çokça yazmak, yani nicelik.

Mükemmeliyetçilikten kurtulun:

  • ‘Acaba şu kelimeyi kullansam mı?’

  • ‘Daha üst düzey konuşabilir miyim?’

  • ‘Yanlış yaparsam ne olur?’

Hayır! Elimizdeki kelimelerle konuşmaya başlayın.

Basiti basite almayın.
Basiti basit haliyle kabul edin.

Sayıya odaklanın. Çünkü sayı arttıkça, doğal süreç olarak zaten gelişiyorsunuz.


100 Fotoğraf Hikayesi

Amerika’da bir üniversitede seçmeli fotoğrafçılık dersinde şöyle bir deney yapılıyor:

Sınıf ikiye bölünüyor. Sokak Fotoğrafçılığı konusu seçiliyor:

1. Gruba: Yarına kadar 100 fotoğraf çekeceksiniz deniliyor(nicelik grubu)

2. Gruba: Yarına kadar sadece 1 fotoğraf çekeceksiniz ama mükemmel olacak deniliyor (nitelik grubu)

Ertesi gün değerlendirme yapılıyor. Kriter: En mükemmel fotoğrafı seçmek.

Sonuç: En mükemmel fotoğraf, 1 fotoğrafı en mükemmel haliyle çeken gruptan değil, 100 fotoğraf çeken gruptan çıkıyor. Yani Nicelik (çokça tekrar), Niteliği (Mükemmeli) olumlu yan etki olarak zaten getiriyor.

Aynı deney yıllar sonra farklı bir üniversitede seçmeli çömlek kursuyla da yapılıyor. Sonuç yine aynı.

Mesaj: Niceliğe odaklanın. Nitelik zaten kendiliğinden gelecektir.

Pratik İpucu:

  • 2 paragraf yazamıyorsanız → 1 paragraf yazın

  • 1 paragraf yazamıyorsanız → 2-3 cümle yazın

  • Ama her gün yapın

Birkaç gün sonra gelişiminizi göreceksiniz.”

Burada önemli olan küçük adımlarla sistematik ilerleme kaydetmek. Bu konuyla ilgili önerilerimi burada paylaştım.

2009'dan Beri Kullandığım Planlama Sistemi

2009'dan Beri Kullandığım Planlama Sistemi

Rustem Temriyev
·
December 29, 2025
Read full story

BÖLÜM 3: TOOL SETS

“Son kırılım: Araç setleri. Dil öğrenme sürecinde kullanabileceğimiz bir çok araç var ama burada sadece bir araçtan bahsedeceğim: Yapay Zeka.

ChatGPT, Claude, Gemini... Hangisi olursa olsun.

Problem şu: Yapay zeka dil öğrenmeyi kolaylaştırması gerekirken, zorlaştırıyor.

Çünkü öğrenciler her şeyi yapay zekaya kontrol ettiriyor.

Problem: Yapay zeka tüm hatalarınızı - hem dikkatsizlikten kaynaklanan mistake’leri (bunlar gerçek hata değil) hem de error’ları - aynı başlık altında veriyor. Ama doğrusu bu değil. Üstelik tonlarca egzersiz öneriyor.

Sonuç: Performans kısmına odaklanması gerekirken, yine gramere gömülüyorsunuz. Ve mükemmeliyetçilik tekrar başlıyor.


Bu konuda önerim 30 Çalışma Kuralı

Yapay zekayı şöyle kullanın:

İlk 30 çalışmada:

Yapay zekaya DANIŞMAYIN. Sadece yazın. Niceliğe odaklanın.

Neden?

Çünkü:

  • Yazdıkça mistake’ler eleniyor

  • Gerçek error’lar üstte kalıyor

  • 30 çalışmadan sonra dikkatisizlik hatalarınız elekten geçmiş oluyor. Bunu 5. 6. yazma çalışmanızdan sonra da fark edeceksiniz.

30. çalışmadan sonra:

Şimdi yapay zekaya gösterin. Şimdi geri bildirim alın.

Artık gerçek problemlerinizi görebilirsiniz. Hangi konularda sıkıntı yaşıyorsunuz? İşte onlara odaklanın.

Buradaki esas mesele: Gramerle boğulmamak. Performans kısmına odaklanmak.”


“Hadi şimdi hızlıca özetleyelim:

MINDSET:

  • Hata yapma korkusunu yenin. Hata = Gelişim

  • Dil bir beceridir, bilgi değil

  • Pekiştirme değil, performansa odaklanın

ACTIONSET:

  • Gramer konularını sentezleyin

  • Kendi bağlamınızda çalışın

  • Yazın, yazın, yazın

  • Nicelik odaklı olun Mükemmeliyetçiliği bırakın

TOOLSET:

  • Yapay zekayı doğru kullanın

  • İlk 30 çalışma: Danışmayın

  • Sonrası: Gerçek hatalarınıza odaklanın


Şimdi size bir soru:

Bu yazıyı okuduktan sonra ne yapacaksınız? Kaydedip unutacak mısınız? Yoksa bugün, şu an, ilk adımınızı atacak mısınız?

Size bir challenge veriyorum:

Bugün:

  1. Bağlamlarınızı belirleyin (2-3 tane)

  2. Bildiğiniz basit bir gramer konusunu seçin

  3. O konuyla ilgili kendi bağlamınızda 3 cümle yazın

Sadece 3 cümle. 5 dakika. Ama bugün yapın.

Çünkü biliyorum ki bu yazıyı okuyanların %95’i hiçbir şey yapmayacak. Siz o %5’lik grupta olun.


Ve eğer gerçekten İngilizce konusunda profesyonel bir destek istiyorsanız, günde ortalama 2 saat ayırabileceğinizi düşünüyorsanız, eğitimlerime davet ediyorum.

Eğitimlerimde size 2 farklı perspektiften yaklaşıyorum:

Birincisi: Bir öğrenci olarak. Yetenek olmadan, sıfırdan 5 dil öğrendim - Türkçe dahil. Evet, Türkçe benim için de yabancı bir dil. Sizin yaşadığınız her dönemi, her hayal kırıklığını, her ‘yapamıyorum’ anını ben de yaşadım. 5-6 kez yaşadım. Ve nasıl aştığımı biliyorum.

İkincisi: Bir eğitimci olarak. İstanbul Üniversitesi İngilizce-Fransızca Öğretmenliği mezunuyum. Ama orada durmadım. Amerika’dan, Avrupa’dan, Rusya’dan formasyon ve dilbilim konusunda sürekli online eğitimler alarak kendimi güncelliyorum. Çünkü öğretmenlik de bir beceri.

Yani karşınızda hem sizinle empati kurabilen bir öğrenci, hem de bilimsel yöntemlerle size rehberlik edebilen bir eğitimci var.

Detaylar burada

 
Like
Comment
Restack
 

© 2026 Rustem Temriyev
İstanbul - Ataşehir
Unsubscribe

Get the appStart writing